Recent Post

10 Aralık 2018 Pazartesi

Deniz kızı sendromu olarak da bilinen Sirenomelia, oldukça nadir görülen bireyin fiziksel gelişimindeki omurgaların ve uzuvlarının kısa olmasıdır. Bu hastalığa sahip bebekler kısmi veya tam birleşik ayaklarla doğarlar. Bu fiziksel gelişim bozukluklarıyla birlikte sindirim, solunum ve boşaltım sistemlerinde bozukluklar da ortaya çıkmaktadır. Bebekler tek ayaklı, çift ayaklı veya hiç ayağı olmadan doğabilirler. Bu hastalık ölümcül olarak nitelendirilmektedir ve muzdarip olan kişilerin bakımı oldukça zordur.

Sirenomelia hastalığının asıl sebebi bilinmemektedir. Vakaların neredeyse tamamıyla ilgili belirli bir sebep belirtilmemiştir. Uzmanlar hastalığın gelişiminde bebeğin anne karnındaki gelişimi süresince yaşadığı çevresel ve genetik etmenlerin rol oynadığını savunmaktadırlar.

Hastalığın belirtileri bebeğin gelişimindeki ilk üç ayda tam olarak ortaya çıksa da bebek doğar doğmaz ayaklarında kısalık ve cinsel organ yapılarındaki bozukluklar hastalığın tanısı için belirtiler arasında yer alır. Bununla birlikte, bebeğin nefes alıp vermesindeki zorluk ve dışkılama güçlükleri de bu hastalığın belirtileri arasında yer almaktadır..


Dünyada bu hastalıktan muzdarip olan kişilerin kayıtlarına bakılırsa Sirenomelia hastalığının erkeklerde görülme olasılığı kızlara göre üç kat daha fazladır.Ancak bu yeni doğan kişilerde yüz binde bir görülmektedir.

Günümüz tıbbında Sirenomelia'nın tedavisinin tek yolu hastanın bedenine cerrahi müdahale uygulamaktadır. Fakat bunun için bebeğin anne karnındaki gelişimi esnasında ayak gelişiminin tamamlanması gerekiyor. Bu cerrahi müdahale esnasında sadece fizyologların olması yeterli değildir, aynı zamanda alanında uzman pediyatrist, kardiyologi, ortopedist ve nefrolojist gerekmektedir.



0

30 Haziran 2017 Cuma

Patlayan kafa sendromu, insanlara kafalarında uyurken veya uyanıkken çok yüksek desibelde sesler(silah patlaması, bomba, çan sesi) duyuyormuş gibi hissettiren psikolojik bir hastalıktır. Her ne kadar ismi patlayan kafa olsa da bunun fiziksel hiçbir acıyla alakası yoktur, ancak hastada korku, kafa karışıklığı ve bunalım gibi psikolojik rahatsızlıklara yol açar. Bu yüzden, bu hastalık diğer baş ağrılarıyla karıştırılmamalıdır.

Hastalığın başlıca semptomları arasında duyma bozukluğu, uyku düzeninin bozulması veya değişmesi, anti depresan ilaçları aniden bırakma ve kalsiyum yetersizliği vardır.

Tıbbı literatürde hakkında birçok bilgi olsa da hastalığın tedavisiyle ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bazı bilim adamlarına göre özellikle ataerkil bir toplumda yetişen elli yaş üstü kadınlar bu hastalığa yakalanmaya daha yatkındırlar.

Bu hastalıktan muzdarip olan kişilerin söylediklerine göre özellikle geceleri sesle birlikte gelen ışık patlamaları, kas gevşemesi ve kafalarına birisinin aniden bıçak sapladığını hissetmek gibi rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır.

Hastalığın tehlikesiz olmasından mütevellit çoğu bireye düzensiz uyku ve aşırı stres gibi günlük hayatını etkileyecek bir rahatsızlık görülmediği sürece tıbbi tedavi uygulanmaz. Tıbbi tedavide genellikle hastaya anti depresanlar ve uyku ilaçları verilir.




0

13 Aralık 2015 Pazar

Erotomania hastanın başka insanların ona aşık olduğunu düşündüğü oldukça ilginç bir hastalıktır. Bu hastalık şizofreni, duygu durum bozukluğu veya kuruntulu rahatsızlıklar gibi ruhsal bozukluklardan muzdarip olan kişilerde sıklıkla görülür.



Hasta erotomanik sürede anonim bir kişinin sosyal medya veya mektuplar aracılığıyla devamlı aşkını ilan ettiğini iddia eder ve bunlara aynı şekilde geri dönüş yapar. Bunlar genellikle beklenmedik zamanlarda istenmeyen olaylar olsa da, bu aşkın yalan olduğunu söyleyen herhangi bir açıklamayı hasta kabul etmez; ona aşık olduğu kişinin naz yaptığını düşünür ve bu yasak aşkı herkesten saklamaya karar verir.

Bu hastalığın başlıca semptomlarından birisi hastanın başka birisi tarafından gizlice sevildiğine dair güçlü bir inanca sahip olmasıdır. Hasta bazı durumlarda birkaç kişi tarafından sevildiğini de düşünebilir. Ayrıca, hasta erotomaniayla eş zamanlı olarak ona aşık olduğunu düşündüğü kişinin ev eşyalarının düzenlenmesi, poz verme ve diğer zararsız görünen eylemler gibi kurnaz metotlarla kendisiyle gizlice iletişim kurduğunu da söyleyebilir.



Bu tarz yanılgıların şizofreniyle alakalı olduğu düşünülür veya tipik bir kuruntulu rahatsızlığın ana semptomları olarak değerlendirilir. Bu yüzden tedavisinde atipik antipsikotik ilaçlar kullanılır.

Bu hastalık bana çocukluğumdaki Gülşen Bubikoğlu aşkımı hatırlattı. Okuldan gelir gelmez televizyonu açar, bütün kanalları gezip onun oynadığı filmlerden birini bulmaya çalışırdım. Ancak onun beni sevme ihtimalini hiç düşünmemiştim açıkçası. :) Belki de hayat bu şekilde güzeldir. Hakikat yolunda hangimiz bitap düşüp pes etmek istemedi ki?
0

Boanthropy, bir diğer adıyla öküz sendromu, insanın kendisini bir büyükbaş hayvan olduğuna inandırdığı ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır. Bazı insanlar bu hastalığın genellikle bir rüya olarak başladığını ve daha sonra uyanıkken de devam ettiğini, nihayetinde kişinin bedenini tamamen ele geçirdiğini düşünürler. Eğer kişi kolay bir şekilde etki altına alınabildiği takdirde hipnozun da bu hastalığa sebep olması muhtemeldir.




Dini kaynaklarda da bu hastalıktan muzdarip olan kişiler görülmektedir. Örneğin, İsrailoğullarını Kenan'dan sınır dışı eden Babil kralı II. Nebulkadnezar hakkında Daniel kitabı kendisinin "insanlıktan çıktığını ve öküzler gibi otladığını" söyler.



Öküz sendromu günümüzde de görülmekte ve hastalar modern dünyada büyük zorluklar çekmektedirler. Uzmanlar inceledikleri hastalarda çeşitli semptomlar saptamışlardır. Bunların başında hastanın vejetaryenliğe eğilimi geliyor. Daha sonra hasta kontrolsüz bir şekilde inekler gibi ses çıkarmaya ve aldığı besinlerde büyülü bir çimen tadı olduğundan bahseder. En sonunda ise çimenlik bir alanda uyanır, etrafında büyükbaş hayvanlar varsa sürüye katılır ve onları taklit etmeye başlar.



Hastalığın tedavisi konusunda kesin bir yanıt yoktur. Genelde psikolojik destek sağlansa da hastalık en üst seviyeye ulaştığı takdirde kişiye insan olduğunu hatırlatmak oldukça zordur. Normale dönmesi yeni durumunu ne denli benimsediğiyle ilgilidir.


Düşünüyorum da ne kadar zor bir hastalık gerçekten. Özellikle bulunduğum şehirde yeşil alanın azlığı böyle bir hastalığa yakalandığımızda bizi şehir dışına kaçmaya itecek, ailemiz ve arkadaşlarımız bizi bulmakta oldukça güçlük çekecekler. Allah kimseyi böyle bir hastalıkla sınamasın. Herkese sağlıklı günler dinliyorum.
0

17 Aralık 2013 Salı

Aboulomania stres,depresyon,endişe gibi faktörlerden ileri gelen ruhsal bir hastalıktır.Bu hastalığa yakalanan kişilerde aşırı bir kararsızlık durumu ortaya çıkar ve kişilerin günlük hayatlarında sorunlarla karşılaştığı görülür.Örneğin,bir kişinin markete gitmesi gerekiyor,ancak yaşadığı kararsızlık yüzünden saatlerce yerinde sayıyor.

Bu hastaların birçoğu kararsızlıktan muzdarip olsa da ,bunu takıntı boyutlarına ulaştırırlar.Hastalar fiziksel olarak iyi olmalarına rağmen istediklerini yapma konusunda kendilerini yetersiz hissederler ve böylece isteklerini yerine getiremezler.

Aboulomania hastaları için genelde depresyon tedavisi uygulanır.Antidepresanlar ile kişinin öz güveni tekrar yerine getirilebilir.

Sonuç olarak bence ülkemizdeki insanların yaklaşık üçte birinde bu hastalık görülüyor.Ama suç kimin bilmiyorum,tek bildiğim karar vermeyi güçleştiren bizler değiliz,maddi sıkıntılarımız.Bu hastalığa yakalanmamamız için her şeye rağmen gülümsememiz ve daima yeni hedefler belirlememiz gerektiğini düşünüyorum.




0

7 Aralık 2013 Cumartesi

Landau-Kleffner sendromu,bir diğer adıyla Epileptik Afazi genellikle 5-7 yaşları arasındaki çocuklarda nadir görülen tuhaf bir hastalıktır.İlk kez 1957 yılında William Landau ve Frank Kleffner tarafından 6 çocuğa teşhis konularak tanılanmıştır.Bu hastalığa sahip olan kişiler sıklıkla konuşma dilini anlamada ve ifade etmede güçlük çekerler,ayrıca kriz geçirmekten muzdariptirler.

Aslında bu sendroma sahip çocukların konuşma dili gelişim evresinde hiçbir problem gözlenmez,ancak daha sonra gelişigüzel bir şekilde öğrendiklerini kaybederler.

Hastalara otizm,kulak rahatsızlığı,çocukluk şizofrenisi,zeka yetersizliği gibi yanlış teşhisler konulabilir.Bu yüzden doğru teşhis koymak için EEG testi gereklidir.Bu hastalara yapılan EEG testinde sinyaller olması gerektiğinden farklı görünür.



Dünya çapında bu hastalıkla ilgili 200'den fazla vaka kayıtlara girmiştir.1957-1980 yılları arasında 81 vaka bildirilmiştir.Genellikle 10 yılda bir 100 kişide görülmektedir.

Hastalığın tedavisi belirli konuşma terapileriyle yapılmaktadır ancak hastanın tam olarak iyileşmesi oldukça zordur.

Konuşmanın neredeyse her şey olduğu bir devirde böyle bir hastalık kişi için gerçekten zor olsa gerek.Çocuklarımızı her daim gözlemlemeliyiz,eğer davranışlarında,hareketlerinde bir aksaklık görürsek derhal doktora götürmeliyiz.Hepimize sağlıklı,huzurlu günler dilerim.

1

6 Aralık 2013 Cuma

Stendhal Sendromu,bir diğer adıyla Florence Sendromu bireylerin sanat eserleri karşısında hızlı kalp atışı,sersemlik,bayılma,kafa karışıklığı ve halüsinasyon gibi semptomlar sergilemesine sebep olan psikomatik bir rahatsızlıktır.Bu terim doğada büyük bir güzellik görme gibi diğer durumlarda da kullanılabilir.İlk kez 1979 yılında Graziella Magherini tarafından tanımlanmıştır.


Stendhal Sendromu/La Sindrome di Stendhal filminin afişi

Özellikle sanat eseri kişiye çok güzel göründüyse ve içinde birden çok sanat figürünü barındırıyorsa kişilerin daha çok etkilendiği söylenir.Birçok sanatseverin tutulduğu bir sendromdur.Kimisinde ciddi bir psikolojik bozukluğa kadar gidebilir.

Tarihte Stendhal'ın da bu hastalıktan muzdarip olduğu söylenir.Hatta ülkemizde liselerde okutulan Kırmızı ve Siyah adlı romanı kitaba başlamadan önce birçok öğrencinin kafasında soru işareti bırakır.Neden Kırmızı ve Siyah?Birbirine zıt iki renk !


Stendhal Sendromu için psikolojik tedaviler uygulanmaktadır.Hastalığın görülme oranı hakkında kaynaklarda bilgi bulunmamaktadır,çoğu psikiyatrist herkeste bu sendroma tutulabilme ihtimali olduğunu iddia eder.

Herhangi bir resim,film veya müzikle orgazm olmak...Çok cazip geliyor.Keşke bu hastalık grip gibi bir şey olsa da birisi bana bulaştırsa :)





0

Author

Bumerang Üyesi